FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gülbin DAL 8 Mart 2022 123 Görüntüleme

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart 1857’de New York’ta bulunan  bir dokuma fabrikasında, çalışan 40 bin işçi, 16 saatlik mesainin  10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle greve başlamıştı. Kadın işçilerin örgütlendiği bu grev o güne kadar yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biriydi.
Kadınların örgütlendiği bu eylemi durdurmak isteyen polis, kadın işçilere saldırmış, fabrikanın patronlarının da desteğiyle binlerce işçi fabrikaya kilitlenmişti. Bu sırada çıkan yangında içeride kilitli kalan işçilerden 129 kadın işçi  yanarak yaşamını yitirmişti.
ABD basını bu olaya neredeyse hiç yer vermemişti. Buna rağmen, işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katılmıştı.
Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.
Ülkemizde ise 8 Mart ilk defa 1921 yılında ‘Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlanmaya başlandı.
12 Eylül 1980 darbesi, ülkemizin her alanında  büyük hasarlara sebep olduğu gibi , Emekçi Kadınlar Gününe de hasar vermiştir. Dört yıl süre ile bu gün  hiç kutlanmamıştır.
Son yıllarda Emekçi Kadınlar Günü, bir çok kurum, iş yerleri, STK’lar, partiler, belediyeler tarafından kutlanmaktadır.
Peki bu kutlamalar kadının sosyal, ekonomik ve siyasi hayatına aynı coşku ile yansımakta mıdır?
Kesinlikle HAYIR!!!
Toplumsal hayatta, iş hayatında, siyasette, özel hayatta istediğimiz tek şey sadece ve sadece erkekler  ile EŞİT koşullarda olmamız.
Öyle mi?
Kesinlikle HAYIR!!!
Farkındaysanız hiç istatistiki verilerden bahsetmedim.
Duyarlı bir göz ile etrafımıza  bakmak, toplum içerisinde olmak, çevremizdeki kadınları dinlemek, yaşam alanlarını görmek, belirttiğim tespitleri  yapmaya yetiyor da artıyor bile.
Mecliste 600 milletvekilinin sadece 103 ‘ ü kadın.
Ülkemizdeki Kadın Vali sayısı 3 ( yaptığım araştırmalardaki son veri),
Ülkemizdeki Kadın Öğretmen Sayısı yüz güldürücü,
453 bin 529  erkek, 658 bin 776  kadın öğretmenlerden oluşuyor.
Ne kadar güzel. Devamı tüm meslek gruplarına.
Türk Emniyet teşkilatında 2020 yılı  verilerine göre, 260.878 erkek, 23.093 kadın polis bulunmaktadır.
Ve ülkemizin en acı gerçeği. 14,7 milyon ev hanımımız var. İş gücüne dahil olmayan 29 milyon kişinin yüzde 50 sini Ev Hanımları oluşturuyor.
15 milyon civarı Ev Hanımı!!!
Geçim sıkıntısı yaşayan, küçük bütçeler ile sofrasına  yemek koymaya çalışan, evin tüm işlerini yapan, belki yevmiyeli işlere giden, ama evinden dışarıya çıkarken kocasından izin almak zorunda olan kadınlar.
Yıllarca evlendiği insana kadınlık yapmış, çocuklarına annelik, aile büyüklerine bakıcılık. Dövülmüş, sövülmüş, hor görülmüş. Hiç sevilmemiş, sen nasılsın diye hiç sorulmamış. Ve yıllar hız ile akıp gitmiş, yaş da ilerlemiş doğal olarak.
Bir gün tüm bu yaşananlar dayanılmaz bir hal almış ve  canına tak etmiş.
-Ben hizmetçilik yapar, tuvalet temizler  ekmeğimi yine  kazanırım.
Diye evliliğini bitirmiş.
Gücü; Emeği, çalışma arzusu,  onuru, gururu, haysiyeti.
İş için çalmadık kapı bırakmamış bu kadın.
–  Belli bir mesleğiniz yok, yaş sorununuz var. 35 yaştan büyük eleman  işe almıyoruz.
Cevabını duyunca, bu kadının  kahrolmaması  mümkün mü?
Üstüne üstlük, ‘Sosyal Belediyecilik’ konusunda farkındalığını ortaya koyduğunu ifade eden, belediye yetkililerinden dahi  bu sözü duymuş olmak .
Bu kadınımız bu güne kadar ne yapmış, nerelerden gelmiş, hayat mücadelesi nedir diye, sorulmamış ve  düşünülmemiş.
Bu yaştaki bir kadın eğer ben çalışırım diyor ise, O kadına değer verip, hiç olmazsa bir deneme süresi ile nasıl çalışıp, neler yaptığını da görmek gerekir diye düşünüyorum.
Kadınların yaşadığı acı tablolar bitmek bilmiyor. Erkek  tarafından yapılan fiziki, psikolojik, cinsel şiddet rakamlarında  hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü gerçeği yansıtmıyor. Bir çok şiddet gören kadın bu yaşadıklarını sineye çekiyor, susuyor.
Kayıtlara yansıyan, bir erkek tarafından öldürülen kadın sayısı korkunç.
2021 yılında Türkiye’de öldürülen  kadın sayısı 280
Şüpheli  olarak ölü bulunan kadın sayısı ise 217.
Her gün, her gün, her gün…
Hep deriz ya, sabah güneş doğuyor ise umut  vardır.
Sabah doğan o güneş, bir kadının ölüm haberini almamız için doğuyor ise, yaşamımız ile ilgili umudumuz olmalı mı?
Ağır işçi.
Maaşsız, sigortasız, emeklisi olmayan, önemsenmeyen, sesi duyulmayan, tartaklanan, dövülen, yok sayılan, öldürülen canlı; KADIN!!!
‘Emekçi Kadınlar Günü’
Bu kadar karamsar tabloya rağmen bu günü  kutlayalım mı? Yas mı tutalım?
Bu mücadelede ölen tüm kadın yoldaşlarımız için,
Bir erkek tarafından öldürülen her bir  kadın kardeşimiz  için,

İş isteyip kapı kapı dolaşıp yok sayılan her bir kadın arkadaşımız  için,
Eğitimini  fazlasıyla yapıp, donanımlı bilgili, bir erkek ile aynı, bazen daha çok mücadele verip vali , milletvekili, emniyet müdürü, belediye başkanı olarak tercih edilmeyen, engel konulan kadınlar   için,

‘Kadın, Kadının yurdudur’ diyebilen tüm kadınlar  ile bu günü  coşku ile, gülerek eğlenerek, kutlayalım.

Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun.

Gülbin DAL

TARİGDER Kadının Sesi Koordinatörü