FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gülbin DAL 26 Ekim 2021 219 Görüntüleme

Çok Çalışarak Yeniden Doğacağız!

Çok Çalışarak Yeniden Doğacağız!

Geçen ay iki seminere katıldım. Konular benzerdi; “Yoksulluk, Yolsuzluk, İşsizlik, Ekonomi, Emekçiler”. Her iki seminerde de, tespitler çok doğru ifade edildi. Tespitlerin bu kadar net yapılmasının yanında, çözümün net olarak ifade edilmemesi, aklımdan şu düşüncenin geçmesine neden oldu.

– Eeee ne oldu şimdi?

Dinleyici bir beyefendinin, sorular bölümünde mikrofonu eline alıp;

– Sanıyorum sadece birbirimize moral verdik.

Demesi de, herkesin yaşadığımız geçim sıkıntısına, yaşam zorluklarına, ülkenin bu sıkıntılı sürecine samimiyetle bir çözüm arayışı içerisinde olduğunu ortaya koymuştu.

Haftada bir iki gün pazara çıkarım. Pazar dolaşmayı seviyorum. Rengârenk mevsim meyvelerini, tazecik yeşillikleri, zamanına göre tezgâhlarda yer alan sebzeleri görmek inanılmaz bir enerji ve hoşluk veriyor bana. Her an bir hareketlilik, koşuşturma, emek, mücadele, kavga, gürültü, neşe, şakalaşma ve paylaşılan hikâyeler. Kısaca, gerçek hayatın ta kendisi.

Çantamızın bir köşesine attığımız hesaba almadığımız bozuk paraların, birikerek bir pazarcının günlük yevmiyesini oluşturduğunu görmek. Bir teyzemizin sebzeleri, meyveleri daha ucuz nasıl alabilirim diye tezgâhları bir kaç defa dolaşıp, her şeyin fiyatını tek tek sorup, bütçesine en uygununu bulma gayretini izlemek.

Katıldığım tüm Ekonomi seminerlerinden daha gerçekçi ve daha samimi…

Çünkü pazarda olan herkesin, tezgâhının başındaki pazarcının, tezgâhın önünde elmaları parlatan küçük çocuğun, alış veriş yapan teyzemin, pazar arabasını çekerken komşusu ile karşılaşıp sohbete dalan kadınlarımızın en önemli derdi; “Akşam soframıza ne koyalım” sorusuna verilecek en doğru cevaptı.

Karnımızın nasıl doyacağı, tüm canlıların en temel, en hayati yaşam mücadelesi konusudur. Çok uzun yıllardır ülkemizde devam eden ekonomik sorunlar, Pandemi süreci ile birlikte daha derinden yaşanmaya başlandı. Temel gıda maddelerinde meydana gelen inanılmaz artışlar, “Akşam sofraya ne koysak? Sorusuna verilecek cevabı da bir o kadar karmaşık ve sıkıntılı bir hale getirdi.

Bir ekonomist gibi olaylara makroekonomik açıdan bakmak istemiyorum. Kişi başına düşen milli gelir şu kadar, gayrisafi milli hasıla oranı şu, ülkenin sinai endeksi şurada, şu kişiler off shore hesap açtırmış, kripto para nasıl alınır, dövize endeksli üretim girdileri fiyatları ne durumda gibi laflara gerek yok. Bunların hepsi istatistik bilgileri, önemli olan milletimizin ne sıkıntılar çektiğini canlı görebilmektir. Milletimizi anlayarak çözüm üretmektir.

Ülkemizin mevcut durumuna; pazarda şu anda dolar karşısında anlamı olmayan bozuk paralar ile alış veriş yapmaya çalışan kadınların gözünden bakmak istiyorum.

Akşam sofraya ne konacak?

Okurlarımdan şunu duyar gibiyim. Tespitler doğru, ya çözüm. Çözümümüz tek.

Bu topraklarda yaşamış dedelerimizin, ailelerimizin, halkımızın derslerinden tam not almış karneleri, tarihe kazınmış diplomaları var. Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında bitap ve yoksul düşmüş mazlum, mağdur halklardan oluşan bir millettik. Bu kadar mağduriyetin ardından, küllerimizden yeniden doğduk.

Bugünde günümüzün bilimsel, teknolojik katkıları, donanımlarımız ile birlikte; o günkü kararlılık, milli ruh, cesaret ve inanç duygusu üzerine basa basa ifade etmek isterim ki;

Çok çalışarak! Yeniden doğacağımıza inancım tam.

       İşte o zaman akşam için; mükellef sofralar donatmak zor olmayacak.

Gülbin DAL

TARİGDER Kadının Sesi Koordinatörü