FLAŞ HABER:
Ana Sayfa GÜNDEM, TARİH-FELSEFE-KÜLTÜR-SANAT-TURİZM 3 Mayıs 2021 112 Görüntüleme

Uğur PİŞMANLIK Yazdı: “TARSUS’TAKİ ANTİK TIP MERKEZİ OLAN ASKLEPİON SAĞLIK TAPINAĞI KURTARILMAYI BEKLİYOR.

TARSUS ASKLEPİON SAĞLIK MERKEZİ

KURTARILMAYI BEKLİYOR

TARSUS’TAKİ ANTİK TIP MERKEZİ OLAN

ASKLEPİON SAĞLIK TAPINAĞI

KURTARILMAYI BEKLİYOR.

Tarsus 10 bin yıllık tarihiyle Anadolu’nun en eski kentleri arasında yer alan ve bugün antik çağın izlerini taşıyan çok sayıda tarihi yapının bulunduğu Tarsus’ta Asklepion Sağlık Tapınağı kurtarılması için Müze ve Kültür Bakanlığının ilgisini bekliyor.

Arkeologlar, Tarsus’un asıl tarihinin kentin altında yattığını ve belirtiyorlar. Tarsus, ortaya çıkan eserleri ile sıkça basında yer alıyor. Bu açıdan Tarsus bilinmeyenlerle dolu bir kent.

Tarsus’ta 1984’li yılında bir lisenin bahçesinde ortaya çıkan Antik çağın tıp merkezi Asklepion Sağlık Tapınağı kurtarılmayı bekliyor.

Verilen bilgiye göre, Roma dönemine ait sağlık merkezinde uzun bir koridor ve yanlarında odaları bulunan, duvarları fresklerle bezeli, zemininde ise mozaikler yer almaktadır.

Tarsus Müze Müdürü, Doğukan Alper, bu yapının bir sağlık merkezi ve sosyal tesis olduğunu belirterek, burada yapılacak kurtarma kazısıyla işlevinin daha iyi anlaşılacağını vurguladı.

Barbaros Hayrettin Lisesi’nin bahçesinin altıda kazı yapılmayı bekleyen Asklepion Sağlık Tapınağı Tarsus tıp tarihine ışık tutacak olan önemli bir tarihsel yapıdır.

Gazeteci Yazar ve Aratos Felsefe Dergisi Yayın Yönetmeni Uğur Pişmanlık, Tarsus’ta Barbaros Hayrettin Lisesi’nin bahçesinin altındaki antik tıp merkezine ilişkin olarak, burada bir kurtarma kazısı yapılması gerektiğini belirterek, “2000’li yılların başında görev yapan bir müze müdür vekili verdiği bir brifingde burayı genelev ve sosyal tesis olarak tanımlamıştı. Daha sonraki yıllarda Kültür ve Turizm Bakanı’nı geldiğinde burası hakkında bilgi almış, önceki dönem Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da burasının genelevi olduğu bilgisini alınca burada kazı ve araştırma yapılmasına destek vermeyeceğini belirtmişti.

Antik çağın tıp merkezi olan bu yapıya böyle bir tanımlama ve yaklaşım arkeolojik ve kültürel açıdan doğru değildir. Burası bir sağlık merkezidir. Asklepion Sağlık Tapınağı’nda kazı yapılıp bu arkeolojik değerin ortaya çıkartılması, kent tarihine ışık tutması ve turizm açısından önemlidir.

Antik çağda yaşamış Tarsuslu eczacı ve hekim Areios’un insanları iyileştirildiği, tıp ve eczacılık üzerine çalışmalar yaptığı Asklepion Sağlık Tapınağı’nda yapılacak kazılar ve araştırmalar Tarsus tıp tarihine ışık tutacak ve bir antik yapı daha kente kazandırılacaktır” dedi.

Pişmanlık, sağlık tapınağının aynı zamanda Tarsuslu eczacı-hekim ve filozof Areios’un hekimlik yaptığı ve öğrenci yetiştirdiği bir yapı olduğuna dikkati çekerek, “M.Ö. 1. yüzyılda yaşamış olan Tarsuslu eczacı ve hekim Areios (Aryus), bugün tıp dünyasının çok iyi bildiği ve eczacılığın (farmakoloji) babası sayılan Anavarzalı Pedanios Dioskorides’in hocasıdır.

Tıp eğitimini Tarsus Asklepion’unda hocası hekim Areios’un yanında almış, onunla Kilikya’da çeşitli bitki ve çiçeklerden örnek toplayarak, eczacılık ve tıp üzerine çalışmalar yapmıştır.

Dioskorides, ilaçların ham maddesi olan, bitkilerin özelliklerini anlattığı De Materia Medica (İlaç Bilgisi Üzerine) adlı kitabının ön sözünde, eczacılık ve ilaçlar üzerine araştırmalar yapan ve yazılar yazan hocası Tarsuslu Areios’la mektuplaşmalarından söz etmektedir. Bu mektuplar daha sonra kaybolmuştur. Dioskorides’in yazdığı ve tıp tarihçilerince, Tıp Ansiklopedisi olarak da anılan De Materia Medica (İlaç Bilgisi Üzerine) adlı kitabını, hocası hekim Areios’a ithaf etmiştir.

Antik çağ düşünürlerinden Philostratos, Tarsus’ta eğitim görmüş Pytagorasçı Filozof Apollonnios’un Hayatı adlı eserinde, bu filozofun Asklepios tapınağında kaldığını ve burada yapılan uygulamaları detaylı bir şekilde anlatmaktadır

Ayrıca elimizdeki bilgiler ışığında, Antik Çağ’da yaşamış Tarsuslu başka kadın ve erkek hekimlerin varlığına işaret etmektedir. Muhtemelen bir bölümü burada andığımız Asklepion Sağlık Tapınağı’nda ilk eğitimlerini almış olabilirler” diye konuştu.

Edinilen bilgiye göre, Tarsus Müzesi’nde Tarsus’ta ortaya çıkarılmış 1. ve 2. yüzyıla ait Sağlık Tanrısı Asklepios’a ait 3 adet heykel ile Asklepios’un kızı Heigia heykeli bulunmaktadır.

Açıklamada, Asklepios heykelleri ve Tarsus sikkeleri üzerinde Asklepios kültüne dair simgelerle birlikte ele alındığında lisenin bahçesinde ortaya çıkan yapının Asklepion Sağlık Tapınağı olduğu belirtilmektedir.

Bir süre önce de Asklepios Sağlık Tapınağı’nın yakınlarındaki başka bir lisenin temel kazısı sırasında Antik Çağ’da yaşamış şair, matematikçi ve gökbilimci (astronom) Tarsuslu filozof Aratos’un heykeli bulunmuştu.

Tıp tarihi kitaplarıyla bilinen ve Tarsus tıp tarihi üzerine de çalışmış olan Prof. Dr. İlter UZEL’e göre de burası antik Asklepion sağlık merkezidir.

Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı da yapmış olan tıp tarihi araştırmacısı Prof. Dr. İlter Uzel, Tarsus’taki antik tıp merkezine dair şunları söylüyor, Antik Çağ’da Tarsus konumu, ekonomisi, doğal zenginlikleri ve bir bilim-kültür merkezi olması nedenleriyle sadece Kilikya’nın değil, tüm Avrupa’nın bir “Dünya Şehri” idi. Tarsus doğumlu veya Tarsus’ta yaşamış ve meslek uygulamış pek çok ünlü hekimin adları ve eserleri literatürde mevcuttur ki bunlardan en ünlüsü Anazarbalı Dioscorides’in hocası Areios’tur. Dioscorides ünlü Materia Medica’sı kitabının ön sözüne hocasına şükranla başlar. 

Antik Çağın bir tıp merkezi olarak da sayabileceğimiz Tarsus’ta tıp eğitimi veren Asklepeion’ların bulunmaması imkansızdır. Nitekim bu sağlık kurumunun yeri belirlenmiş ve ne yazık ki konuyu bilmeyenlerce oraya “başka adlar” verilmiştir. Kazılarda ortaya çıkan sağlık tanrısı Asklepios heykellerinin varlığı da burada bir tıp merkezi olduğunu ortaya koymaktadır.

Dileğimiz Tarsus Asklepion tapınağı olan sağlık merkezinin kalıntılarının ortaya çıkarılması ve buluntularının Tarsus Müzesine ve kentin kültür mirasına kazandırılmasıdır.

Uğur PİŞMANLIK

Araştırmacı Yazar