FLAŞ HABER:
Ana Sayfa GÜNDEM, TARİH-FELSEFE-KÜLTÜR-SANAT-TURİZM, TARSUS TARİHİ, YEREL GÜNDEM 3 Haziran 2021 599 Görüntüleme

Tarsus Tarihi – Osman HOMURLU Yazdı. Tarsus KIZILMURAD MAHALLESİ- 1 – 37. ve 42. SOKAKLAR – ÇEŞMELİ MEYDAN ( ŞUBERİLER MEYDANI ) ve SAİT PAULUS MEYDANI ( DELİKLİLER MEYDANI )

Tarsus KIZILMURAD MAHALLESİ- 1

37. ve 42. SOKAKLAR

          ÇEŞMELİ MEYDAN ( ŞUBERİLER MEYDANI )

Ve SAİT PAULUS MEYDANI ( DELİKLİLER MEYDANI )

Osmanlı hâkimiyetinden önce de varlığı bilinen bu mahalle, XVI. Yüzyıl tahrirlerinde Tahtalu Mescid olarak geçmektedir. XIX. yüzyılda ise ismi değişmiş ve Kızılmurad olarak anılmaya başlanmıştır. Mahalle günümüzde de bu isimle varlığını devam ettirmektedir. İncelenen sicillerden bu mahallede oturanların çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mahallede sakin Gayrimüslümler içerisinde ise Rumlar çoğunluktadır. Ayrıca mahallede az da olsa Marunî nüfusun bulunduğu görülmektedir.

Mahallenin 1913 yılları ve devamında Muhtarları Hacı Mennan Efendi, Bin Hacı Ali Efendi, mahallenin İmamları ise Şeyh Abdüsselam Efendi ve İbn-i Şeyh Ahmet Efendi’dir.

Kızılmurad Mahallesi dâhilinde iki adet Kilise bulunmaktaydı. Bunların birinin içerisinde bir de okul olan Fransız Kilisesi, diğeri ise Rum Katolik Kilisesi’dir. Ermeni Kilisesi bulunmaması ise mahallede hiç Ermeni nüfus yaşamadığını ya da sayılarının çok az olduğunu göstermektedir. ( 1 )

Kızılmurad Mahallemiz Tarsus Antik Surlarının içinde kalan en eski mahallelerimizden biridir. Yukarıda mahallede bulunduğu belirtilen Fransız Kilisesi’nin, bugünkü İlçe Tarım Müdürlüğü binasının yerinde bulunan iki katlı Taş Binada bulunduğunu biliyoruz. Bu kilise içerisinde bir de okul olduğu anlaşılıyor. Bizim çocukluğumuzda bu binada Akşam Sanat Okulu bulunuyordu. Öğrencilerinin tamamı kızlardan oluşuyordu. Zemin katta Tarsus İdman Yurdu’nun Lokali vardı. Burada langırt salonu mevcuttu. Çocuk yaşlarımızda, paramız olduğunda burada arkadaşlarımızla langırt oynardık. Daha sonra bu bina yıkıldı. Yerine yapılan betonarme binada Tarım Bakanlığına bağlı Tohum Sertifikasyon dairesi açıldı. Sonraki yıllarda ise bu bina İlçe Tarım Müdürlüğü oldu.

Rum Katolik Kilisesi’ne biz yaş olarak yetişemedik. Daha önce yıkılmıştı. Ancak, bugün mevcut Tarsus Matbaası arkasında bir Kilise olduğunu biliyorduk. Hatta meydanda (Şuberi Meydanı) bulunan çeşmenin daha önce bu Kilise’nin Çan Kulesi olduğu söylenirdi.

Kızılmurad Mahallesinde bulunan diğer bir kilise ise Marunî Kilisesi’dir. Halen ayakta olan Marunî Kilisesi Merkez Karakolu karşısındaki iki katlı Taş Binadır. Tarsus Marunî Cemaati 19. Yüzyılın 2. Yarısında, Lübnan’da başlayan iç savaş sırasında Dürzilerle çatışmışlar, Lübnan’ı terk ederek, bir kısmı Mersin’e, küçük bir grup da Tarsus’a yerleşmiştir. Tarsus Marunî Cemaati, dini gereksinimleri için Kilise olarak önce zemin katı inşa etmiş, daha sonra üst kat ilave edilmiştir. Bu Kilise binasında Marunî çocukları için bir de okul açıldığı kayıtlarda vardır. Marunî Kilisesi binası, Marunî Cemaati Tarsus’ tan ayrıldıktan sonra Kaymakamlık Lojmanı olarak kullanılmış, daha sonra da özel kişilere geçmiştir. Bir kaç yıl önce, Lübnan Beyrut Marunî Patriği ve heyeti Mersin ve Tarsus’a ziyarette bulunmuş, Tarsus’taki binada verilen izinle bir ayin yaptıkları basına yansımıştı.

Bizim çocukluğumuzda, Marunî Kilise binası karşısında bulunan merkez Karakolu’nun yerinde iki katlı taş bina vardı. Bu binada Tekel İdaresi bulunmaktaydı. Bu binadan şehirde bulunan bakkal ve büfe çalıştıranlar ellerinde defterleriyle gelir buradan tekel ürünleri alırlardı. Binanın önünden geçen insanlar müthiş bir Rakı kokusu duyarlardı. Bu tarihi bina Fransız İşgal yıllarında Fransız Kız Mektebi, daha sonra da Türkocağı olarak kullanılmıştı. Atatürk, Tarsus a yaptığı ziyarette 18 Mart 1923 günü eşi Latife Hanım ile Türkocağı’nı ziyaret etmişti. Bu tarihi bina da yıkılarak Merkez Karakolu yapıldı.

Merkez Karakolu’nun güney tarafında köşede bulunan iki katlı tarihi bina da, işgal yıllarında Namrun’da Tarsus Belediye Başkanlığı yapan Gaffur Efendi Zade Mahmut Borhan Bey’in konutudur. Bu konutta geçmiş yıllarda Başkan’ın eşi, çocukları eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Saip Borhan, Amerikan Koleji öğretmenlerinden Ethem Ongun’un eşi Muazzez Ongun ve Tarsus Güven Eczanesi sahibi Eczacı F. Kutluay Borhan oturmuşlardı. Bu tarihi evin altında bulunan dükkânlardan birinde Tarsus’un ünlü doktoru fakir babası Hüsnü Erdem’in muayenesi vardı. Dr. Hüsnü Bey, tam anlamıyla bir halk adamıydı. Cuma günleri muayene olanlardan ücret almazdı. Parası olmayanlara ilaçlarını da verirdi.

Merkez Karakolundan Çeşmeli Meydan’a Saint Paulus Kuyusu’na giderken Sağda daha önce iki katlı merhum Cafer Kürklü’ye ait tarihi konut vardı. Daha sonra yıkılarak, merhum Dr. Ali Kaya Kürklü’ye ait Tarsus Özel Hastanesi binası yapıldı. Uzun süre Tarsus özel hastanesi burada faaliyet gösterdi. Ancak son yıllarda kapandı. İş Hanı olarak hizmet eden binayı geçince sol köşede iki katlı tarihi Tarsus evi, Belediye Başkanı Şuberi Zade Hafız Ahmet Raci Bey’in oğlu, şimdiki Develiler Baklava’nın bulunduğu binada olan Hilal Eczanesi’nin sahibi Ecz. Sabri Aydın’a aittir. Ecz. Sabri Aydın Bey, Tarsus’un ilk yerli eczacısıdır ve hayırsever Ülker Aydın Hanım Efendi’nin babasıdır. Bu konut halen kafe olarak çalıştırılmaktadır.

Çeşmeli Meydan denilen meydan’a eski yıllarda “ Şuberi Meydanı”, çeşmeye de “ Şuberi Çeşmesi “ denildiği biliniyor. Şuberi Çeşmesini 1914 yılında Tarsus Belediye Başkanlığı yapan Şuberi Zade Hafız Ahmet Raci Bey yaptırmıştır. Evi de Şuberi Meydanı’na bakmaktadır. Eskiden her evde su bulunmadığından, evinde su olmayanlar bu çeşmeden su gereksinimlerini giderirlermiş.

Çeşmeli Meydan ( Şuberi Meydanı ) ortasında bulunan Şuberi Çeşmesi yakın zamanda Tarsus Belediye Başkanımız Dr. Haluk Bozdoğan tarafından restore ettirilerek, çeşmeleri akar hale getirilmiştir. Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Çeşmeli Meydan’a gelindiğinde Sağda bulunan iki katlı taş bina Kolukırıklar’a aitti. Hatta bu binada benim çocukluğumda dâhiliye mütehassısı Dr. Lütfi Kolukırık’ın muayene hanesi vardı. Çeşmeli Meydan’a o zamanlar “Kolukırık Meydanı “ dendiğini de anımsıyorum.

Şuberi Çeşmesi’nin doğusunda Tarsus Matbaası bulunmaktadır. Bu matbaayı 1949 yılında kuran, 1950 yılında ise Tarsus Gazetesi’ni yayınlamaya başlayan gazeteci Kemal Tursunbay’dır. Kemal Tursunbay, CHP’li iken ayrılarak Demokrat Parti’ye geçmiş, 1957 yılında ise Tarsus Belediye Başkanı olmuştur. Matbaanın üzeri de başkanın evidir. Halen matbaayı oğlu Gaffurcan Tursunbay çalıştırmaktadır.

Çeşmeli Meydan ( Şuberi Meydanı ) doğusunda köşede bulunan eskiden Tarsus’un eşrafından Güraniler Ailesine ait iken, Tarsus Belediyesi tarafından alınarak, 2010-2011 yılında Butik Otel olarak düzenlenmiş, müstecire verilerek, Konak Efsus Butik Oteli olarak bir müddet hizmet etmişti. Ancak, karşıda faaliyet gösteren canlı müzik yapılan ve pavyon gibi çalışan gece kulübünün verdiği rahatsızlıklar nedeniyle müstecir burayı çalıştırmaktan vazgeçip, eski Tarsus Askerlik Şubesi binasını restore ettirerek, yeni bir butik otel haline getirmiştir. Halen bu butik otel, Elif Hatun Konağı adıyla faaliyet göstermektedir.

Tarsus Belediyesine ait bu Butik Otel binası, Belediye Başkanımız Dr. Haluk Bozdoğan, Tarsus’ta turistik yatak yetersizliği sebebiyle, yakın zamanda boş oteli değerlendirmek istemiş, binayı belediye İmar Limitet Şirketi marifetiyle, Saint Paulus Butik Oteli adını vererek çalıştırmaya başlamıştır. Tarsus’un otele ihtiyacı olduğundan bu girişimi destekliyoruz ve doğru görüyoruz.

Saint Paulus Kuyusu’na giden bu yol 37. Sokak olarak adlandırılmıştır. Meydana girişte solda bulunan ikinci ev ise Belediye Başkanı Şuberi Zade Hafız Ahmet Raci Bey tarafından yaptırılmıştır. Şuberi Zade Hafız Raci Bey ailesiyle birlikte burada oturmuş, daha sonra bina oğlu Zahit Aydın tarafından kullanılmıştır. Bu binadan sonra altında Simitçi Fırını bulunan bina ise Hafız Raci Bey’in oğlu Hafız Mahmut Bey’ in kızı Fatma Devlet Hanım’a aittir. Simitçi fırını yıllardır bu yerde hizmet vermekte, Tarsus’ a özgü peksimet, simit ve Tarsus Çöreği, kuru pasta üretmeyi sürdürmektedir.

Bu iki bina arasında çıkmaz sokak üzerinde bulunan Saint Paul Kafe ve bitişiğindeki konut ise, Hasan Oğuzcan’a ait evdir. Hasan Oğuzcan, Tarsus Ticaret Borsası Başkanlığı yapmıştır. Hasan Oğuzcan’ın çocukları Ahmet ve Nadir Oğuzcan halen yaşamaktadır. Ahmet Oğuzcan’ın oğulları Hikmet ve Hasan Oğuzcan Saint Paul Kafeyi işletmektedirler. Saint Paulus Kuyusu yolu üzerinde solda bulunan Halk arasında Güvercinli Konak olarak bilinen iki katlı taş bina ise, Tarsus’un ilk Katib-i adili Bedeviler’den ( Noter ) Hafız Tevfik Bey ( Oğuzcan)tarafından yaptırılmıştır. Konak’ta Hafız Tevfik Bey ailesiyle oturmuştur. 18 Mart 1923 tarihinde bu evde, Mustafa Kemal ile Libya’da İtalyanlar’a karşı birlikte mücadele veren Libya Şeyhi Sunusi oturuyordu. Şeyh Sunusi Kuvay-ı Milliye mücadelesi sırasında Anadolu’yu gezerek halkı mücadeleye destek vermeye çağırmıştır. Mustafa Kemal, 18 Mart 1923 tarihinde Tarsus’u ziyareti sırasında, kendisini Yenice İstasyonunda karşılayan Şeyh Sunusi’nin evine misafir olmuştur. Bu tarihi konut Atatürk’ün ziyaret ettiği ayakta kalan tek binadır. Bu tarihi bina daha sonra Baki Darende’ye satılmıştır. Bir müddet sonra da İbrahim Kozacıoğlu bu binayı satın almıştır. Yakın zamanda ise Güvercinli Konağı Kültür ve Turizm Bakanlığı kamulaştırmıştır. Saint Paulus Kuyusuna doğru 37 sokaktan gidildiğinde, Sağda köşede bulunan tarihi konut Sürmeli Konağıdır. Bu konağın yanında bulunan Saint Paulus Meydanı’na bakan evler Tarsus’un bilinen ailelerinden Delikliler’e aittir. En sonda bulunan iki katlı taş bina Cumhuriyet’in ilk yıllarında Adliye Binası olarak kullanılmıştır. Daha sonra konut olarak hizmet vermiştir. Saint Paulus Meydanı’na eskiden Delikliler Meydanı dendiği bilinmektedir. Sürmeli Konağı ve sırasındaki evlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kamulaştırılmış, iç ve dış restorasyonu yapılmıştır. Uzun zamandır Turizm şirketlerine işletmek için gerçekleştirilen ihaleler üstlenilmediğinden, yıllardır bu konaklar atıl kalmıştır. Aldığımız yeni haber Sürmeli Konağı ve bitişiğindeki evler bir Turizm Şirketi’ne ihale edilmiş, yakın zamanda bu konakların butik otel olarak düzenlenip, çalıştırılacağını memnuniyetle öğrenmiş bulunmaktayız.

Tarsuslu Saint Paulus’a ait ev ve kuyu ise, Saint Paulus Meydanı’na girişte soldadır. Saint Paulus, Hıristiyanlığı kabul ederek, onu bir Yahudi mezhebi olmaktan çıkarıp bir Dünya dini haline gelmesine katkı sunan önemli bir şahsiyettir.

Saint Paulus Kuyusu yerinde ise, çocukluğumuzda yazlık Şehir Sineması vardı. Daha sonra buraya bir pasaj yapıldı. Şehir Sineması da Pasajın üzerine çıkarıldı. Saint Paulus Kuyusu da doğal olarak Pasajın altında kaldı diye anımsıyorum. O yıllarda Saint Paulus Kuyusu’na hiç önem verilmiyordu. Çevresi pislik içindeydi. Bir yabancı turist ziyaret ettiğinde utanılacak bir durumdaydı. Tarsus Belediyesi Başkanı Burhanettin Kocamaz zamanında burada düzenleme yapıldığını biliyorum. Zamanımızda ise, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir.

2008 yılında Saint Paulus’un 2000. Doğum yıl dönümünde, Saint Paulus Meydanında Saint Paulus’un doğum yılı kutlandı. 2008 Yılı Dünya Saint Paulus Yılı seçilmişti. Vatikan’dan gelen temsilci kardinaller, çevre illerden gelen Hıristiyan din adamları, Mardin’den gelen Süryani Temsilcileri, Antakya, Mersin’den gelen Hıristiyan vatandaşlarımız, Mersin Valisi, Tarsus Belediye Başkanı ve Tarsuslular törene katıldılar. Günün anlam ve önemini dile getiren konuşmalar yapıldı. Mersin Opera sanatçılarının müzik sunumu ve Antakya Medeniyetler Korosu konseriyle tören sonlanmıştı. Yıllar önce Saint Paulus’un doğum günü kutlamaları nedeniyle Tarsus’a birçok yabancı Turist geleceği, turizmin uçacağı yazılıp çizildi, propaganda yazıları yazıldı, yıllarca konferanslarda, konuşmalarda dile getirilmesine rağmen beklenen olmamıştı. Akşam karanlığına kadar süren toplantı bitiminde gelen tüm misafirler Tarsus’u terk etmek zorunda kaldılar. Çünkü yıllar öncesinden hazırlık yapıldığı söylenmesine rağmen, Tarsus’ta hiçbir Turizm alt yapı çalışması yapılmamıştı. Tarsus’ta turistik yatağı olan bir otel dahi yoktu. Dağ fare doğurmuştu. Hıristiyan Din Adamları Tarsus Aziz Paulus Kilisesi’nde ayin yapmak istediklerinde bu etkinlikte hükümetten izin çıkmamış, gelen misafirler Kilisenin bahçesinde ayin yapmışlardır.

Saint Paulus Meydanı kuzey tarafında ise Aile Sineması binası bulunmaktadır. Bu bina Çukurova Sanayi İşletmeleri sahibi Şadi Eliyeşil’e aitti. Pamuk deposu olarak yıllarca kullanılmıştır. Çukurova Sanayi İşletmelerinin deposu olan bu yere bizim çocukluğumuzda develerle taşınan pamuk balyaları depolanmaktaydı. Kemal Şeyhoğlu tarafından sinema yapılmak üzere Şadi Bey’den istenmesi üzerine onun onayı ile sinema binası olarak düzenlenmiştir. Kemal Şeyhoğlu, bu sinemayı “ Aile Sineması “ adını vererek açmış, sinema gerçekten ailelerin gittiği bir sinema olmuştur. O zamana göre çok güzel yabancı filmler göstermiş, yıllarca Tarsus Halkına hizmet etmiş kaliteli bir sinemaydı.

  1. sokak ise, Çeşmeli Meydan’da bulunan Saint Paul Butik Oteli, yanından Şahmaran Sokak’ta sonlanan ve Halen Kemal Tursunbay Sokak adıyla anılan sokağımızdır. Bu sokak üzerinde bulunan tescilli tarihi evlerde kafe restoranlar, pavyonlar faaliyet göstermektedir. Çeşmeli Meydan’dan 42. Nolu sokağa girildiğinde sağda, Tarsus Tarihi evleri içinde en seçkinlerinden biri bulunur. Bu Konak Cincioğlu Konağıdır. 1910 yılında Cincioğlu Mehmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Cincioğlu Mehmet Efendi Tarsus’un en varlıklı çiftçilerindendi. Tarsus Deli Minnet Köyü ( Atalar )’da bulunan Cincioğlu Çiftliği’nin sahibiydi. Oğulları Ahmet çiftçilikle iştigal etmişti. Mustafa ise Tarsus’ta Mühendis Mustafa olarak bilinir. Tarsus’un ilk inşaat mühendislerinden olup, Tarsus Adliye Binası ( şimdiki Tarsus Müzesi ) ve yıkılan Ziraat Bankası Binasını yapmıştı. Aile daha sonra Gürsel soyadını almıştı. Cincioğlu Konağının zemin katında merhum Atilla Kargıner Atilla Kafe’yi çalıştırıyordu. Binada da oturuyordu. Onun döneminde bu sokakta bulunan kafeler güzel bir dönem geçirdi. Atilla Kargıner, Turizme hizmet etme düşüncesi ve Kaygısıyla kafeyi işletti. Kişilikli, mazbut ahlaklı emekli öğretmendi. Oluşan olumsuzluklara daha fazla dayanamadı. Atilla Kafe’yi kapattı. Bir müddet sonra da vefat etti. Şahmaran sokak yönünde gidildiğinde yine sağda Tarsus’un ilk eczacı kalfalarından Ahmet Yoluk’un iki katlı Tarsus evi bulunuyor. Ahmet Yoluk, Tarsus Lisesi öğretmenlerinden Güzin Taze Hanımın babasıdır. Aynı sırada daha sonraki tarihi ev ise, Tarsus Saray Hanı önündeki dükkânlardan birinde bakkallık yapan, Tarsus eşrafından Eyüp Zadeler’den Abdullah Akşahin’e ait iki katlı taş binadır. Abdullah Akşahin, ünlü ses sanatçısı Tarsuslu Abdülkerim’in kardeşidir. 42. sokağın Şahmaran sokakla kesiştiği yerde köşede bulunan ev ise Tarsuslu çiftçi ailelerden Badraslılar’ın tarihi Konağı’dır. Konak 1908 tarihinde inşa edilmiştir. Bu iki kapısı vardır. Kemal Tursunbay sokağa bakan kapısı olan bina bölümünde, benim kurduğum Tarsus Kent Kültür Sanat Tanıtım Derneği-TARSADER faaliyet göstermektedir. Derneğimize bağlı Şaban DAŞÇI Plastik Sanat Atölyesi 4-5 yıldır burada çalışmalarını sürdürmektedir. Atölyemizin ressam ve kursiyerler emekçi ve sosyal kadınlarımızdır.

Tarsader’in tam karşısında, Tarsus’un eşrafından çiftçi Celal Karmutoğlu’nun iki katlı taş binadan Tarihi Tarsus evi bulunmaktadır. Yanında köşede ise yine Tarsus’un zengin çiftçilerinden Hacı Fakı Ahmet Efendi’nin iki katlı taş evi vardır. Bu ev halen gece kulübü olarak çalıştırılmaktadır. Kızılmurat Mahallesi 37 ve 42. Sokaklarda bulunan tescilli Tarsus evleri, 2000 yıllarında, Tarsus yerel gazetelerinde bir köşe yazarının sürekli Tarsus Eski Evlerinin yapılmasını, onarılmasını gündeme getirmesi üzerine, Mersin İl Kültür Müdürü Resim Öğretmeni Mehmet Çalışkan’ın çalışmaları sonucunda Kültür Bakanımız İstemihan Talay döneminde yapılan bir projeyle dış cepheleri restore edilmiş, sokak sağlıklaştırılması yapılmıştır. 37 ve 42. Sokakların alt yapısı ise Tarsus Belediyesince üstlenilmiş, Kültür Bakanlığından ödenek çıkarılarak sokak yollarının taşla döşenmesi ihale ile ödenerek bir şirkete yaptırılmıştır. Tarsus tarihi evlerinin dış restorasyonları ve sokak ve meydan sağlıklılaştırılması için Kültür Bakanlığı ve Tarsus Belediyesi büyük ödenekler sarfetmişti. Bu sokaklarda bulunan evlerin işlevlendirilmesi düşünülmüş, bir kısmının Kafe, Restoran, Butik Otel ve Hediyelik Eşya Dükkânları, turizme dönük alış veriş mekânları olarak düzenlenmesi ve bu mekânların açılması sağlanmıştı. İlk yıllarda, mekân sahipleri Turistik işletme bilinciyle hareket etmişlerdi. Güzel bir ortam oluşmuştu. Bu sokaklarda bulunan mekânlara aileler, öğrenciler, kızlı erkekli gençler rahatça geliyor, zaman geçiriyorlardı. Sokak ve meydanlara açılan dükkânlar da çalışıyordu. Ancak, bu sokaklarda açılan kafelerin bazılarına pavyon ruhsatı verildi. Halen 37 sokak’ta bir, 42. Sokak’ta üç pavyon faaliyet göstermeye başladı. Bu eğlence yerlerinde geceleyin olaylar birbirini takip etti. 37. Sokak’ta bulunan pavyonun müsteciri mekânında öldürüldü. Zaman zaman pavyon önlerinde bıçaklama hadiseleri cereyan etti. Geç saatlerde çevreyi rahatsız edenler oldu. Saint Paulus Butik Oteli yerinde bulunan Konak Efsus Butik Otel bu rahatsızlıklardan kapandı. Tarsuslu aileler, gençler, üniversite öğrencileri bu sokaklardan elini ayağını çekti. Gündüz saatlerinde dahi kadınlar bu sokaklardan geçmeye korkar oldu. Bazı kafeler kapandı. Açık olan hediyelik eşya satan dükkânlar kapandı. Dükkânların kapı ve pencereleri kırıldı. Duvarlara rengârenk yazılar yazıldı. Pandemi öncesi turlarla gelen gruplar Tarsader’e gelerek, “ bu kadar güzel Tarihi bir yer neden terk edilmiş gibi, dükkânlar boş, binalar boş, camlar kırık, kapılar kırık, bu durumla ilgilenen neden yok…” diye soruyorlardı. Biz de “yakında bu olumsuzluklar kalmayacak, gereği yapılacak” diyorduk. 2020’de tüm dünyayı saran Covid-19 Virüsü nedeniyle Pandemi ilan eden ülkelerin, insanların dışarıda yaşam hayatını salgını önlemek için kısıtlaması sebebiyle birçok kafeler ve pavyonlar kapatıldı. Pandemi bitiminde pavyonlar yeniden çalışmaya başlayacaklar. Geçmişte olduğu gibi, Tarsus’un turizm yolu üzerinde bulunan ve Saint Paulus Kuyusu yakınındaki bu yol ve meydanlar gündüzleri sessiz. Geceleri ise pavyonlardan yükselen müziklerle çok sesli olarak yaşam devam edecek. Ancak Turizm yapılamayacak. Pandemi bitip, normal yaşam başladığında, yine Turlarla gelen gruplar bu bölgeyi gezecekler, yine Tarsader’e gelerek üzüntülerini iletecekler…

Yine pandemi öncesi, Çeşmeli Meydan ( Şuberi Meydanı ) ve 37, 42. Sokaklar üzerinde Sinema filmleri ve diziler çekiliyordu. Ancak, film ekipleriyle mekânın sorun çıkaran pavyon esnafları zaman zaman kavgaya varan sorunlar yaşıyorlar. Tarsus’un tanıtımına katkı veren bu sinema filmleri ve dizi çekim ekiplerine yardımcı olacak, onlarla çekim alanındaki esnafların arasındaki sorunları çözecek bir ekibe gereksinim duyuluyor. Yerel yönetimlerin bu soruna el atması gerekir, önerim şudur. Yerel yönetimlerin oluşturacakları bu işleri, organize edecek ekiplerin, pandemi bitiminde gerektiğinde görev üstlenmesi için hazırlanması uygun olacaktır.

 

         Osman HOMURLU

         Emekli Cumhuriyet Savcısı

         TARSADER Başkanı

 

(1)Nolu Açıklamanın Kaynağı;

( 1 ) Sacit UĞUZ- Meşrutiyetten Cumhuriyet’e Tarsus ( 1876- 1926 ) sayfa: 155-156